Merkeziyetsiz finans (DeFi) alanında çok sayıda ürün ve hizmet olsa da, sektör birbirine bağlı ve entegre edilebilir biçimde çalışır. Yani getirileri artırmak için karmaşık stratejiler mümkün olsa da protokoldeki hatanın başka bir protokolde kayıplara yol açabileceğini anlamanız önemlidir.
DeFi kullanmanın temel avantajı, üçüncü tarafa güven ihtiyacının olmamasıdır. Protokollerin çoğu, merkezi şirketler tarafından değil, merkeziyetsiz otonom organizasyonlar (DAO) tarafından yönetildiği için DeFi protokollerinin kullandığı akıllı sözleşme (smart contract) içindeki kodu herkes inceleyebilir.
DeFi ekosistemi, potansiyel kullanıcıların alana girmeden önce öğrenilmesi gereken birkaç hizmet mevcut.
Borç verme
DeFi protokolleri, aracı olmadan kripto para hem borç verme, hem de borç almayı kolaylaştırmaya çalışıyor. Faiz oranları, arz ve talebe bağlı. Bu yüzden zamanla değişebiliyor. Çoğu protokol, borç verenlerin piyasa çalkantılarında geri ödeme alabilmesi için borç alanların aldıkları borçtan fazla teminat göstermelerini zorunlu kılar.
İlgili: DeFi piyasasında kredi verme ve kredi çekme
Diyelim ki kullanıcı, kısa vadeli bir ihtiyacı için 1.000 dolara ihtiyaç duyuyor. DeFi'nin olmadığı bir senaryoda bu para için Bitcoin (BTC) veya Ether (ETH) birikimini satmak zorunda kalabilir. DeFi borç hizmetlerini kullanarak stablecoin cinsinden 1.000 dolar değerinde kredi almak için protokole 1.500 dolar değerinde BTC yatırması gerekir. Böylece Bitcoin birikimini kaybetmeden ihtiyacını karşılayabilir ve ardından faiziyle birlikte krediyi öder.
Eğer BTC fiyatı değer kaybeder ve teminatın değeri 1.000 dolara düşerse DeFi protokolünün akıllı sözleşmeleri, borç verene geri ödeme yapmak için coin'leri likide eder. Eğer krediyi geri öderken Bitcoin fiyatı değer kazanırsa kullanıcı fırsatı kaçırmadığı için kredi amacına hizmet etmiş olur.
Likidite madenciliği ve yield farming
Merkeziyetsiz borsalar (DEX), DeFi protokollerinin temelini oluşturur. Merkezi borsalar gibi emir defteri kullanmak yerine, blockchain üzerindeki akıllı sözleşmelerle işlemleri gerçekleştirmek için otomatik piyasa yapıcı (AMM) isimli modeli kullanırlar.
Bu model, geleneksel emir defterlerini varlıkları işlem çifti olarak içinde bulunduran, önceden fonlanmış likidite havuzlarıyla değiştirir. Bu havuzlardaki likidite, işlem çiftinde gerçekleşen takaslardan para kazanan kullanıcılar tarafından sağlanır. Kullanıcılar basitçe havuzlara likidite sağlayarak para kazandığı için buna "likidite madenciliği" denir.
İlgili: Yield Farming Nedir? DeFi ile Para Kazanmak
Likidite madenciliğinin, geçici kayıp gibi borç vermede bulunmayan belirli riskleri vardır. Geçici kayıp, likidite sağlayıcılarının likidite havuzuna, örneğin ETH ve DAI stablecoin gibi bir işlem çiftinin iki varlığını birden yatırmak zorunda olması sonucu oluşur. Gerçekleşen işlemler havuzdaki varlıklardan birinin miktarını azaltınca (bu senaryoda ETH) varlığın fiyatı yükselir ve likidite sağlayıcı, sahip olduğu ETH miktarı azalırken değeri arttığı için geçici kayıp yaşar.
Kayıp, geçicidir çünkü varlığın fiyatı, havuza ilk eklendiği zamanki değerine dönebilir ve kazançlar zaman içinde kayıpları telafi edebilir. Yine de bu, dikkate almanız gereken bir risktir.
Likidite madenciliği, sıklıkla DeFi protokolünün yönetişim tokeniyle ödüllendirilir. Bazı protokoller, kendileriyle zaman içinde etkileşime giren herkese yönetişim tokenleri dağıtarak yield farming adlı bir süreci meydana getirir. Bu olay, Compound (COMP) protokolünün yönetişim tokeni ile başladı ve büyük DeFi protokollerinin çoğuna yayıldı.
Varlık yönetimi
DeFi varlık yönetimi platformları, kullanıcıların tek arayüz üzerinden mevduatlarını takip etmelerine, yönlendirmelerine ve yönetmelerine olanak sağlar. Borç verenler ve likidite sağlayıcılarına DeFi protokolüne fon yatırdıklarında sıklıkla bileşik tokenler (cToken) ve likidite sağlayıcı tokenler (LP-Token) olarak adlandırılan faiz kazandıran pozisyonları temsil eden tokenler verilir.
İlgili: Stake Etmek (Staking) Nedir? Staking Kârlı mı?
Bu tokenlerin daha sonra yatırılan ana para veya başta yatırılan miktar karşılığında takas edilmesi gerekir. Eğer kullanıcı, platforma 100 DAI yatırıyorsa cüzdanına 100 DAI değerinde değişken miktarda cDAI gönderilir. Benzer şekilde eğer kullanıcı, likidite havuzuna 100 DAI ve 100 ETH yatırıyorsa cüzdanına LP-ETHDAI gönderilir.
Varlık yönetim platformları sayesinde farklı DeFi protokollerinde bulunan çok sayıda pozisyonu yönetmek ve daha karmaşık stratejiler uygulamak kolaylaşır. Örneğin bir protokolün cToken'i ile başka bir protokole likidite sağlayarak üretimi büyük ölçüde artırmak mümkündür.
Bu karmaşık stratejiyi daha kolay anlamanız için cüzdanınızda 1.000 DAI ve 1 ETH olduğunu varsayalım. Protokol A'ya DAI ve ETH yatırır ve bu protokoldeki borç verme pozisyonunuzu temsil eden ve faiz kazanmanıza olanak sağlayan 1.000 cDAI ve 1 cETH alırsınız.
Ardından bu cDAI ve cETH'yi protokol B'deki likidite havuzuna yatırır ve işlem ücretlerinden daha çok cDAI ve cETH kazanırsınız. Varlıklarınızı geri almaya kararı verdiğinizde protokol B'deki ücretler sayesinde daha çok cToken kazandığınız için protokol A'dan, örneğin 1.100 cDAI ve 1,1 cETH çekersiniz. Bu işlemin ardından tokenler, yatırdığınız ana para miktarı artı biriken faiz karşılığında amorti edilebilir.
İlginizi çekebilir: Kripto Para Borsalarında Likidite Nedir?
Karmaşık stratejiler, geliri artırır ancak riski de yükseltir. DeFi protokolleri, birbirlerinin açık kod ve hizmetlerine inşa edilerek "LEGO para" denilen yapıya ulaşır ve tüm parçalar birbirine bağlıdır.
Güvenliği elden bırakmayın
İnovasyon, DeFi sektörünün diğer adı. Ancak ilk token arzı (ICO) süreçlerinde yaşandığı gibi kötü niyetli kişiler, kullanıcıların kazançlarını artırma heveslerini dolandırıcılık için kullanıyor.
DeFi uygulamalarını kullanmadan önce denetlenip denetlenmediklerini tespit etmek önemlidir, ancak kullanıcıların bir protokol ile etkileşime geçmeden veya yönetişim tokenini satın almadan önce kendilerine sormaları gereken birkaç soru var.
DeFi alanında üç haneli yıllık gelir yüzdeleri (APY) duyulmamış bir şey değil. Bunun kısmi sebebi yield farming ile ilgili imkanlar. Bununla birlikte yatırımcılığın altın kuralı, risk ve ödülün birbirine denk olduğudur: Ortalamanın üstü APY değerleri normaldir, ancak eğer gerçek olamayacak kadar yükseklerse daha yakından incelemek gerekir.
İlginizi çekebilir: Stake Etmek (Staking) Nedir? Staking Kârlı mı?
DeFi protokolünü hayata geçiren ekibi araştırmak gerekir. Protokoller DAO olmadan önce, merkezi bir ekip protokolün akıllı sözleşmeleri üzerinde çalışmıştır. Anonim ekiplerin proje geliştirmesi olağan dışı değil. Bu yüzden ekibin güvenilir olup olmadığını ölçmenin en iyi yolu, protokolde yaşananlar hakkında şeffaflıkları analiz etmektir.
Son olarak projeye ait topluluğun gerçek olup olmadığını anlamak önemlidir. Daha önce projelerin beklentisini artırmak için sosyal medyada bot kullanıldı. Ancak yönetişim teklifleri, gelecek uygulamalar, kullanıcı deneyimi ve daha fazlasını açıkça tartışan etkin bir topluluğun sahtesi yapılamaz.
DeFi Score gibi açık kaynaklı projeler, DeFi üzerindeki izne gerek duymayan borç verme protokollerinin risklerini ölçmek için oluşturulmuştur. Bu projeler, kullanıcıların protokoller üzerinden ne kadar risk alabileceklerine dair yardımcı olabilir.
Bu yazılar da ilginizi çekebilir:
- Kısa (short) ve uzun (long) pozisyon nedir?
- Marj ticareti nedir, nasıl yapılır?
- Türkiye'de Bitcoin nasıl alınır? BTC ticaretinin püf noktaları
SORUMLULUK REDDİ: Burada yer alan ifadeler yatırım tavsiyesi değildir. Piyasaları iyice araştırmadan, farklı çevrelerden yorum almadan kesinlikle işlem yapmayın. Güvendiğiniz yatırımcıların yorumlarını okuyun, fikirlerine danışın. Her yatırım işleminin risk içerdiğini unutmayın. Herhangi bir işlem yaparken kendi kararınızı kendiniz verin. Cointelegraph, yatırım ürün ya da hizmetlerinden doğan veya doğduğu iddia edilen hiçbir zarar veya kayıptan dolaylı ya da doğrudan sorumlu kabul edilemez.