Samsung’un Blockchain SSD Patenti Kripto Madenciliğini Nasıl Etkileyecek?

Elektronik devi Samsung Mayıs ayında “Programlanabilir Blockchain Katı Hal Sürücüsü ve Rölesi” başlıklı bir patent başvurusunda bulundu. Yeni tasarlanan sistem hakkında çok az şey bilinse de, büyük şirketler tarafından yapılan blockchain alanındaki patent başvurularındaki artış açıkça görülüyor.

Şirketler veya bireyler arasında hukuki üstünlük için patentleri güvence altına almak için verilen patent savaşları yeni bir durum değil. 600'den fazla davaya karışan Alexander Graham Bell'in zamanından beri, bu savaş teknoloji ekosisteminde oldukça yaygın. 

Geçtiğimiz yüzyıldaki tüm büyük buluşlar bir tür patent savaşı geçmişine sahip, ancak dijital çağ bu olayı daha da hızlandırdı. Apple ve Microsoft arasındaki PC savaşlarından son on yılın akıllı telefon savaşlarına, patentler hem saldırı hem de savunma önlemleri olarak kullanılmakta.

Blockchain'in kuruluşlardan artan bir ilgi göreceği ve kuruluşların da patentlerini mümkün olan en kısa sürede güvence altına almaya çalışacağı başından beri açıktı. Bir yıldan biraz fazla bir süre içinde, IBM ABD'de güvence altına alınan blockchain patent sayısını üçe katlayıp 100'ün üstüne çıkarırken, Alibaba blockchain patentlerinde 260'tan fazla patentle liderliği koruyor. 

Küresel blockchain patent başvuruları artık diğer teknolojiler için patent başvurularını önemli ölçüde aşıyor. Ancak, Samsung blockchain konusunda oldukça muhafazakar davrandı. Tabii, programlanabilir bir blockchain SSD kaydı yapana kadar. 

Samsung patenti ile ilgili teknik detaylar

Bu programlanabilir veri depolama cihazı kalıcı bir hafızadan ve sistemi kontrol etmek için yapılandırılmış bir depolama denetleyicisinden oluşuyor. Bir ağ arayüzüne ve blockchain algoritmasını uygulamak için yapılandırılmış alan programlanabilir bir geçit dizilimine sahip. Bunu yaparken, en az bir blockchain bloğunu algoritmasına karşılık gelen bir depolama kontrolörü aracılığıyla kalıcı belleğinde depoluyor.

Geçit dizilimi depolanan talimatları içeren bir hafızası olan bir işlemciye yapılandırılıyor. Yürütüldüğünde, işlemci ağ arayüzünden bir veya daha fazla blockchain bloğu gönderip alıyor. Ek olarak, işlemci blockchain algoritmasını blockchain üzerinde bir veya daha fazla blok çalıştırmak için programlanabilir geçit dizilimini kontrol ediyor.

Yeni patentin avantajları

Bu yeni patentin önemini anlamak için, genel amaçlı bilgisayar cihazlarının ve ASIC'lerin eksiklikleri incelenmeli. 

Genel amaçlı bilgisayar aygıtları (genellikle GPU'lar), orta derecede verimli bir madencilik algoritması yürütmek için doğru yazılım, sürücüler ve yapılandırmalarla birleştirilmelidir. Bir GPU bu teknikle çok sayıda coin madenleyebilse de verimliliği çok düşük olur. Madenlenen coin'in değiştirilmesi uğraştırıcıdır ve çok az sayıda madenci bunu yapabilir, GPU'ların maliyeti de fiyatlar oyun ve sanal gerçeklik sektörlerinden etkilendiğinden önemli ölçüde değişebilir.

Öte yandan, ASIC madencileri belirli bir algoritmayı hesaplamak için tasarlanmış profesyonel madencilik ekipmanlarıdır. Bu daraltılmış kapsam, donanıma genel amaçlı bilgisayar aygıtlarıyla karşılaştırıldığında çok daha verimli bir şekilde madencilik yapma olanağı sağlar. Bununla birlikte madencilik algoritmalarındaki bu sağlamlık, daha yeni, daha verimli bir cihaz mevcut olduğunda madenciyi gereksiz kılar ve birçok coin özellikle ASIC'lerle uyumsuz olmak üzere tasarlanmış durumda.

Bağımsız bir kripto analisti olan Sam Town, Cointelegraph'a Samsung'un patentinin şirketin ürünü geliştireceği anlamına gelmediğini söyledi:

“Patentler illaki fikrinizi korumak için bir araç değildir. Diğer şirketlerin benzer ürünler yapmalarını önlemek için bir savunma silahı olabilir. Ayrıca piyasaya şirketin niyetleri hakkında bir sinyal göndermek için kullanılabilir. Büyük olasılıkla Samsung da bunu yapıyor.”

Bununla birlikte, mobil madencilikle uyumlu ilk dijital para birimi olan Pi'nin teknoloji başkanı Nicolas Kokkalis, Town ile aynı fikirde değil: 

“Esneklik, hız ve güç tüketimi pahasına geliyor. FPGA'lar yazılımla yeniden programlanabilir, ancak ASIC'lerden daha yavaşlar ve daha fazla elektrik tüketiyorlar. Dolayısıyla, hız ve güç tüketiminin kritik olduğu Bitcoin çalışma ispatı gibi fikir birliği algoritmaları için, ASIC'ler her zaman madencilerin tercihi olacaktır. Bununla birlikte, hafıza sınırlı algoritmalar üreterek, GPU-odaklı fonksiyonlarını kullanarak ya da ASIC tasarımcılarının sıradaki algoritma rotasyonuna yetişecek ASIC oluşturmadan düzenli olarak algoritmayı değiştirerek ASIC'e dirençli olmayı amaçlayan oy birliği algoritma girişimleri de var."

Cointelegraph, patentin mucitleri Rajinikanth Pandurangan ve Vijay Balakrishnan'a ve Samsung'a ulaştı ancak taraflar konuyla ilgili yorum yapmaktan kaçındı.

Kripto madenciliği ve Samsung

Bahsettiğimiz patent, Samsung'un kripto madenciliği alanına ilk girişi değil. Şirket, 2018'in ilk çeyreğinden beri Bitcoin madenciliği için üç nanometre ve beş nanometre çip tasarlamakta ve üretmekte. 

Üretim süreci yeni 7LPP yongaları daha yoğun ve enerji açısından verimli hale getiren aşırı ultraviyole litografi teknolojisine dayanıyor. Samsung, 7LPP'nin yapay zeka, Nesnelerin İnterneti, örgülenim, 5G, otomotiv hatta kurumsal ve hiper ölçekli veri merkezleri için teknoloji gibi diğer gelişen teknolojilerin ilerlemesini sağlayacağını belirtiyor.

Samsung, ayrıca Bitcoin ASIC’lerin üçüncü büyük tasarımcısı olan MicroBT ile de stratejik bir ortaklığa girdi. MicroBT'nin en yeni cihazı olan M20S WhatsMiner, saniyede 68 terahash (Th/s) işleyebiliyor ve terahash başına 48 watt güç verimliliğine sahip. Bunu sektör standartları ile karşılaştırmak gerekirse; Bitmain Antminer S9, terahash başına 98 watt güç verimliliği ile 13,5 Th/s'ye ulaşıyor, yani Samsung'un yongalarının Bitmain tarafından kullanılanlardan beş kat daha güçlü olduğu iddia ediliyor.

Samsung'un kripto madenciliğine olan potansiyeli sürpriz değil; şirket kendi madencilik yongalarını yapan Intel'den sonra, dünyanın en büyük ikinci yarı iletken üreticisi.

Intel 2018 yılı Kasım ayında “enerji tasarruflu yüksek performanslı Bitcoin madenciliği” için patent başvurusunda bulundu. Bu yonga sistemi patenti, Bitcoin madenciliğini hızlandıran, güç tüketimini azaltan ve madencilik işlemi sırasında kullanılan alanı ve enerjiyi azaltmak için optimize edilmiş bir donanımı içeriyor.

Büyük oyuncuların piyasaya girmesinin etkisi nedir?

Samsung'un yarı iletken tesisinin büyüklüğü bile firmaya bir avantaj sağlayabilir ve aynı şey Intel için de geçerli, ve bu sadece mevcut altyapılarını hesaba katıyor. Samsung, yalnızca bu yılın ilk yarısında 8 milyar doların üzerinde harcamayla Ar-Ge alanında en çok harcama yapan şirketlerden biri. Sürekli değişen madencilik algoritmaları ve sürekli verimli olma ihtiyacı ile, bu devlerden gelen yeni teknolojiler mevcut donanımın yerini kolayca alabilir.

Town bu sorunun üstesinden gelinemeyeceğine inanıyor. Ona göre, denetimsiz kapitalizm, tekel yaratmaya mecbur:

“Rekabetin doğası bu. Bir (ya da birkaç) kazanan olacak ve kalanların çoğu ya satın alınacak ya da ölecek. Şirketlerin süreklilik içinde rekabet etmesi ve bunun sonucunda tüketicilere fayda sağlaması fikri yanlış. Samsung'un Bitmain ve Canaan gibi madenciler üzerinde sahip olduğu avantajlar asla aşılamaz.”

Bununla birlikte Samsung'un madenciliğe girişi ekosistem üzerinde olumlu etkilere neden olabilir. Dünyanın en büyük şirketlerinden biri olan teknoloji devi, dünya çapındaki mevzuatları etkileyebilir. Teorik olarak Samsung hükümetleri etkileyecek etki ve kaynaklara sahip, hatta halkın kriptoya dair algısını bile değiştirebilir. 

Samsung kripto akınına katılışı

Donanım üretimi, Samsung'un blockchain teknolojisine ilgi gösterdiği tek cephe değil. Samsung 2019 yılında Blockchain şirketi Blocco'ya 8,1 milyon dolar, KZen Networks'e 4 milyon dolar yatırım yaptı. Teknoloji şirketi Ethereum platformuna dayanarak kendi blockchain ana ağını geliştirme sürecinde olduğunu da doğruladı. Ayrıca, şirket kendi kripto tokeni Samsung Coin üzerinde çalıştığını da açıkladı.

Samsung SDS Başkanı ve CEO'su Hong Yuan Zhen, geçtiğimiz Mayıs ayında blockchain'in imalat sektöründe verimliliği artırabileceğini açıkladı. Hatta gerçek zamanlı veri analizi ve tahminlerinin blockchain teknolojisi ile birlikte getirebileceği verimlilik kazanımlarına övgüde bulundu.

Şirket Temmuz ayında Samsung Galaxy S10 kullanıcılarının Pundi XWallet uygulamasını Samsung Blockchain Cüzdanına ekleyebileceğini açıkladı. Müşteriler, Samsung Blockchain Cüzdanındaki kriptolarını XWallet'e taşıyabiliyor. XWAllet şimdi 33 farklı kripto para birimini destekliyor ve merkezi olmayan uygulamaların (DApps) entegrasyonu da başladı. 10'dan fazla DApp şimdiden cüzdanda.