Kuzey Amerika Menkul Kıymetler Yöneticileri Birliği'ne (NASAA) göre kripto para birimleri, 2020 yılının en tehlikeli beş yatırımı arasında.

En eski uluslararası yatırımcı koruma kuruluşlarından olan NASAA, önümüzdeki yıl yatırımcıları dolandırması muhtemel ilk beş ürün veya programı resmen açıkladı. Rapor; ABD, Kanada ve Meksika'daki eyalet ve bölge düzenleyicileri tarafından hazırlandı.

NASAA, kripto para ve saadet zincirlerine karşı uyarıyor

23 Aralık tarihinde yayımlanan raporda yatırımcı şikayetleri, devam eden soruşturmalar ve mevcut uygulama eğilimleri özelinde, 2020'de yatırımcıları tuzağa düşürmesi muhtemel ilk beş program yer aldı.

NASAA, kripto para yatırımlarının yanı sıra, 2020 için en endişe verici yatırım türleri arasında senet, emlak yatırımları, saadet zincirleri ve sosyal medya yatırım şemalarını gösterdi.

NASAA Başkanı: “Kimse yatırım getirisini garanti edemez!”

NASAA ve New Jersey Menkul Kıymetler Bürosu Başkanı Christopher Gerold, yatırım getirisini garanti edebilecek hiçbir yatırım türü olmadığını söyledi. Yatırımcıları daha dikkatli olmaya ve yüksek getiri vaatlerine kanmamaya çağıran Gerold, “Teklif ettikleri yatırım seçeneğinin riski olmadığını söyleyen herkes yalan söylüyor” dedi.

“Yatırımcıların neye ve kime yatırım yaptıklarını anlamaları çok önemli. Acele karar vermek durumunda bırakılan veya sınırlı kullanılabilirlik hissi oluşturan, çok az risk taşıdığı veya hiç riski olmadığı iddia edilen, garantili yüksek getiri vaatlerine kanmayın.”

Menkul kıymet veya yatırım tavsiyesi alan tüketicileri koruma misyonu doğrultusunda hareket eden NASAA, kripto para piyasalarındaki faaliyetleri de aktif olarak izliyor. 2018'in ortasına kadar kurum, devam etmekte olan “Operation Cryptosweep” projesi kapsamında kripto yatırım ürünleri ve ilk token arzları (ICO) hakkında 200'den fazla soruşturma başlattı. Yakın zaman önce NASAA, kripto para birimleri ve ICO’lar ile ilgili risklere karşı yatırımcıları uyarmak adına resmi bir yazı yayımladı

Cointelegraph'ın bildirdiği üzere, kripto ile bağlantılı dolandırıcılık ve hırsızlık vakaları üzerinden yaşanan kayıpların ölçeği, 2018'de yaklaşık 1,7 milyar dolar olarak hesaplanırken, 2019'da bu tutarın 4,4 milyar dolara kadar yükseleceği ifade edildi.