ABD Temsilcisi Warren Davidson, Cointelegraph ile 18 Ekim Cuma günü yaptığı röportajda Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’nun (SEC) dijital varlıklara dair mevzuat oluşturmaya yönelik hatalı yaklaşımı ve Mark Zuckerberg’ün Kongre Mali Hizmetler Komitesi’ne vereceği ifade hakkında düşüncelerini paylaştı.
Kongre Üyesi Davidson, Token Sınıflandırma Yasası ve ABD’de blockchain kullanımına dair iyimser görüşleri ile kripto dünyasında tanınan bir isim.
Libra’nın menkul kıymet olarak denetlenmesi
Libra’ya karşı kripto para birimlerinin genel olarak denetimi konusunda, Davidson sınıflandırma tanımlamalarında oldukça açık konuştu:
“‘Kripto para birimi’ terimini kripto alanındaki her şeyi tanımlamak için kullanıyoruz, bu da biraz baştan savma. Odaklanmamız gereken ise, Libra’nın amacının ne olduğu. Amacı, bir para birimi haline gelmek. Bunu alandaki diğer şeylerin ne yapmak istediğiyle ve onları nasıl denetlediğimizle aynı sepete koymamalıyız. Bence Libra’ya bakış açımız, Token Sınıflandırma testinden geçirmek olmalı.”
Davidson, Libra’nın menkul kıymet olarak sınıflandırıldığını, dolayısıyla da ABD sınırları içinde SEC’in denetiminde olduğunu belirtti. Bunu da Libra’nın düzeninde merkezi bir kurumun etkisi olarak tanımladı. Başlangıçta çeşitli para birimlerinden oluşan bir “sepet” olarak tasarlanmış olsa da, Calibra’nın başkanı David Marcus, dün yaptığı açıklamada bunların yasal paraya sabitlenen istikrarlı coin’ler (stablecoin) olabileceğini öne sürdü.
Libra’nın menkul kıymet olarak sınıflandırılmasından bahseden Davidson, “Stablecoin’lerle bir alakası yok. Bunu değiştirebilecek merkezi bir otoritenin olup olmayışıyla alakası var.” dedi. Kongre Üyesi, planlanan para birimi sepetinin sabit ve istikrarlı olacağına dair ikna olmadığını ve Libra’nın Libra Birliği tarafından müdahaleye açık olabileceğini belirtti. Dolayısıyla SEC Başkanı Clayton’ın, bu durumun Libra’yı bir para birimi değil menkul kıymet yaptığı konusundaki değerlendirmesine katıldığını belirtti.
Davidson, “Değerinizi yok edebilme şansı. Bu anlamda, merkezi bir otoritenin eylemlerine bağlı olarak tüm inancınızı bu tokenin değerine koyuyorsunuz, işte bu konuda Jay Clayton’a katılıyorum. Gerçekten de menkul kıymet gibi gözüküyor.” dedi.
Libra’nın merkeziliğinden bahseden Davidson, “Yapmayı planladıkları şekilde, ve bunu yapanın Facebook olması, merkezi tokenlerin sorunlarını görmemi sağlıyor.” dedi. Kıyas olarak ise ortaya Bitcoin (BTC) atıldı: "Satoshi Nakamato her kimse, ona mahkeme celbi gönderemezsiniz. Belgeleri gönderecek bir karargah yok.”
Davidson öte yandan Facebook’un ilk proje belgesi ile kriptoya sağladığı ilgiyi övdü:
“Sanırım o anda birçok insan dedi ki, “Vay canına, böyle bir şey çıkacak, artık sadece belirli bir kesime özgü bir şey değil.’ Facebook’un bunu tüm dünyada yapmak istemesi, bunun sonuçları olacaktır. Blockchain’in profilini gerçekten yükselttiğine inanıyorum. Bence harika bir şey.”
SEC’nin kriptoya “üçüncü dünya” yaklaşımı: yaptırımlı denetim
Davidson her ne kadar Libra’yı SEC denetiminde görmek istese de, komisyonun dijital varlıklara karşı yaklaşımını sert şekilde eleştirdi. Mevcut strateji çoğunlukla SEC’in hatalı olduğunu düşündüğü hamlelere uygulanan yaptırımlardan oluşuyor:
“SEC mevzuat konusunda tamamen yama işi yapıyor. Kimse ne yönde gittiklerini bilmiyor. Herkese deniyor ki, token çıkarmak istiyorsan, bununla ne yapmak istersen iste, önce gel SEC’e danış. [...] İstediğin kadar yalvarabilirsin.. Yeterince yalvarırsan, eylemsizlik mektubu veririz. Yüzlerce şirket eylemsizlik mektubu bekliyor. İki tanesi onay aldı. Bunu beklerken sermaye oluşturamazsın.”
Telegram da şirketin Gram token dağıtımına karşı SEC tarafından verilen acil müdahaleye karşı benzer bir argüman sunmuştu. Telegram, SEC’in önceki 18 ay boyunca hiçbir şey yapmadan beklediğini ve son anda ortaya “kendi oluşturdukları bir acil durum” attıklarını öne sürmüştü.
Davidson, bu stratejinin suçlusunun ABD’den diğer ülkelere sermaye akışı olduğunu söyledi. Libra Birliği durumunda da bu para Cenevre’ye gidiyor. Bu hamle, David Marcus Temmuz ayında diğer komite üyeleriyle konuştuğunda onları öfkelendirmişti. Davidson ise bu hamlenin isyan amaçlı değil, açıklık için olduğunu düşünüyor:
“Peki insanlar ne yapıyor? ‘Sizinle uğraşmaktansa gider İsviçre’de, Singapur’da, Malta’da, nerede olursa orada çıkarırız.’ Yasalarımızdan kaçınmıyorlar, elimizde yasa yok ki. SEC Başkanı Clayton’a da söylediğim gibi, üçüncü dünya güç yapılarında bulunan tüm etkisizliklere sahipsiniz. Patronla bir konuş, belki anlaşmaya varırsın. Ekonomi böyle denetlenmez. Yaptırımla denetim olmaz. Herkes için ortak bir standart oluşturacak bir yasa geçirirsin, denetim böyle olur. Buna uyum da kolay olur. Birinci dünya ülkeleri böyle yapar.”
Cointelegraph, SEC duruşmasından sonra sıradaki adımın Kongre’deki milletvekillerinden mi, yoksa SEC gibi yetkili kurumlardan mı geleceğini sormuştu. Kongre Üyesi Davidson, ilk hamlenin milletvekillerinden geleceğini düşünüyor.
Kongre Üyesi, mevcut tıkanıklığı SEC üyelerinin işleyişine bağladı: “Nasıl devam edecekleri konusunda kendi aralarında tartışıyorlar. Açıkçası, engelin bir kısmı da Başkan Clayton. Çok fazla gücü var ve bu güçten vaz geçmek istemiyor.
Yaşanan olayların diğer Kongre üyelerini Token Sınıflandırma Yasası’nı (veya eşdeğer bir diğer yasayı) desteklemeleri konusunda nasıl etkileyeceği henüz belli değil. Ama Davidson, ABD’de kripto ve blockchain’in geleceğine dair devam eden umudunu dile getirdi: “Bunun büyük bir sektör olduğuna inanıyorum. Amerika bu sektörde dünya lideri olmalı, biz de bunun için çerçeve oluşturmalıyız.”
23 Ekim’deki Mark Zuckerberg duruşmasından beklentiler
Libra’nın bir menkul kıymet olduğunu düşünen Davidson, Çarşamba günkü duruşmaya dair beklentilerini açıkladı. Davidson, duruşmanın tüm şirkete karşı bir saldırıya dönüşmeden Libra hakkında kalmasını umuyor: “Umarım Facebook’tan ziyade blockchain'e ve bu tokenize fikre yoğunlaşırlar.”
Davidson’un duyduğu en büyük endişelerden biri ise, Libra ve ilgili cüzdanı Calibra’nın işlemler üzerindeki kontrolü: “Bazı insanlar cüzdanların işlemleri filtrelemesini istiyor. Bilemiyorum. Benim de cüzdanım var. Sizin cüzdanınız işlemleri filtreliyor mu? Sizin cüzdanınız, ‘Hayır, bunu alamazsın’ diyor mu?” Davidson sözlerine şöyle devam etti:
“Libra, sözde bir değer biriktirme aracı, para, para birimi, sentetik bir para birimi olan Libra, birlik işlemleri filtrelemenin bir yoluna sahip olacak mı? Eğer öyleyse, bu bir para değil, bu bir kontrol sistemi.”
Kongre Üyesi açık bir şekilde tüketiciler üzerinde böyle bir kontrole karşı duruşunu dile getirdi: “Bu bir sivil özgürlük olayı. Özgürlüğü koruyacaksanız, parayı da korumalısınız.”