Alman Hükümeti Libra'nın Avrupa'da Kabulüne Karşı Çıktı

Alman hükümeti Facebook'un yakında çıkacak olan stablecoin'i Libra'nın Avrupa Birliği'nde geliştirilme yetkisine karşı çıktı.

Alman haftalık haber dergisi Spiegel'in 13 Eylül'deki haberine göre Hristiyan Demokrat Birliği (CDU) milletvekili, aynı zaman CDU ve Bavarya Hristiyan Sosyal Birliği'nin blockchain politikasından sorumlu olan Thomas Heilmann'a göre hükümet Libra gibi projeleri reddedecek.

“Piyasa ile ilgili özel stablecoinler kabul edilmeyecek”

Heilmann büyük koalisyonun ''piyasa ile ilgili özel stablecoinleri kabul etmemek'' konusunda anlaştığını belirtti ve şöyle açıkladı:

"Ekonomi şimdiye kadar krizlerle ve enflasyonla merkez bankaların aldığı önlemler ile başa çıkarak iyi bir iş çıkardı. Bir dijital para sağlayıcısının piyasada hakimiyet kurması rakiplerini çok zor bir duruma sokacak."

Habere göre federal hükümet blockchain stratejisi kapsamında devlet tarafından idare edilen bir dijital para birimini düşünüyor.

Avrupa'nın kendi kamusal kripto para birimi

Heilmann'ın açıklamasından hemen önce de Fransız Maliye Bakanı Bruno Le Maire, Avrupa'nın Libra'ya meydan okuyabilecek kendi ''kamusal dijital para birimini'' düşünmesi gerektiğini belirtmişti.

Le Maire, Helsinki'de yapılan AB maliye bakanları görüşmesinde Avrupa'daki meslektaşlarıyla birlikte önümüzdeki ay Avrupa kamusal dijital para birimi için tartışmalar yapacağını belirtti. Le Maire ayrıca Libra'nın tüketiciler, finansal istikrar ve hatta ''Avrupa devletlerinin bağımsızlığı''na bir tehdit oluşturduğu ile ilgili endişelerini tekrar dile getirdi.

İsviçre'nin kapıları Libra'ya açık

Almanya ve Fransa'nın aksine İsviçre'nin Finansal Piyasalar Denetleme Kurumu başkanı Mark Branson 12 Eylül'de kurumun uluslararası iş birliğine açık olduğunu söyledi.

Branson Libra'nın küresel öneminin yalnızca uluslararası koordinasyon ve danışma ile ele alınabileceğini şart koştu ve ekledi:

“Böyle bir ''güzellik yarışması'' mevcut değil. Girişimciler ile ilk iletişimimiz İsviçre için karar verildikten sonra gerçekleşti. Bu olumlu bir gelişme. Kastedilen 'hükümet alışverişi' oldukça hassas olabilir. Mümkün olduğunca esnek standartlar belirlemek konusunda bir baskı oluşturur.”