Henüz 16’ncı yılını deviren Bitcoin (BTC) ve kripto para piyasası hem kara para aklama hem de terörizm finansmanında sıklıkla suçlanıyor. ABD, Massachusetts Senatörü Elizabeth Warren her ne kadar ortaya bir kanıt dökmese de terörizm finansmanı konu başlığı altında Hamas’a kripto üzerinden para aktarıldığını iddia etmişti. Nitekim ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu Başkanı Gary Gensler merakla beklenen spot Bitcoin ETF onayının ardından BTC hakkında aşağılayıcı ifadeler sarf etmişti. Ancak tüm bunlar geleneksel finansa kıyasla blokzincir teknolojisinin mümkün kıldığı işlemlerin takip edilmesinin önüne geçmekten çok uzak. Nitekim nakit parayla kara para aklamanın ne kadar kolay ve sıklıkla yapıldığı düşünüldüğünde, blokzincir teknolojisinin bu konuda hedef gösterilmesi oldukça düşündürücü.
Blokzincir üzerinden yapılan kara para aklama, çalıntı para ya da terörizmin finansmanı gibi faaliyetleri tespit ederek şirketlere hizmet sunan yerli girişim Defy’ın kurucu ortağı Suat Özkan, Cointelegraph Türkiye’ye özel konuştu: “Kripto paraları pek çok kişi biliyor olabilir ama blokzincir teknolojisi çoğunlukla bilinmiyor. Bütün yapılan işlemler takip edilebiliyor. Ama riskli işlemler bu yeni ve bilinmeyen alanda yapıldığında herkes bunun takip edilmediğini düşünüyor ve gri bir alan olduğunu zannediyor. Halbuki gerçek öyle değil.”
Radarlarında şüpheli cüzdanlar var
Müşterileri arasında başta kripto para borsaları olmak üzere otomotiv ve telekom gibi sektörleri de sayan Özkan, “Sisteme şüpheli bir cüzdandan para girdiğinde ya da müşteriniz herhangi bir platformda riskli bir işlem yaptığında anında tespit ediyoruz. Bütün çalıntı paraları algoritmalarımız tespit ediyor ve raporlaştırıyor” diye konuştu ve ekledi: “Avukatlar böylece hangi paranı hangi borsalarda aklandığını görebiliyor.”
“MASAK konunun farkında”
Kripto varlıkların düzenlenmesine ilişkin yeni yasayı beklediklerini ifade eden Özkan, “Düzenleyici faaliyetler SPK tarafından takip edilecek. Ama burada kara para gibi çok hassas bir konu olduğu için MASAK’ın da ilgi alanına giriyor” diye konuştu. MASAK’la yeni iletişim kurmaya başladıklarını belirten Özkan, “Onlarla görüştüğümüzde bu konunun farkında olduklarını gördük. Şu anda herkes regülasyonu bekliyor. Regülasyon çıktıktan sonra çok hızlı ilerleyeceğimizi düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
Çalıntı parada en sık kullanılan yöntem: Oltalama
Türkiye’de şu ana dek 7 milyon doların üzerinde çalıntı parayı tespit ettiklerini aktaran Özkan, en sık karşılaştıkları yöntemin oltalama (phishing) saldırısı olduğunu söyledi: “Twitter ya da çeşitli sosyal medya platformlarından oltalama yöntemiyle cüzdan yetkilerinin ele geçirilip, paranın başka cüzdanlarına aktarılması. Bu paranın hangi borsaya gittiğini, borsada hangi işlem koduyla işlem gördüğünü raporlaştırıp, bilirkişi raporu olarak hukuki sürece dahil edebiliyoruz.”
“Türkiye’nin hassas verileri yurt dışına kaçıyor”
Çalıntı paraları blokzincirde tespit eden tek yerli şirket olduklarını defaatle vurgulayan Özkan, “Yerli şirket olma özelliğini sadece yerli ve milliyiz başlığı altında ilerletmiyoruz. Bunun yanı sıra bir de hassas veri diye bir konu var” dedi ve ekledi: “Blokzincirde bir cüzdanın numarasını biliyorsanız, anonim bir şekilde bütün varlıklarını görebilirsiniz. Ama risk de burada başlıyor: Şu an eğer yerli bir şirket yabancı çözüm kullanıyorsa, şirket bilgisiyle bütün kripto varlık hareketlerini yurt dışına çıkarmış oluyor. Bu, aslında çok ciddi bir veri kaybı. Türkiye’nin hassas verileri bu yolla yurt dışına kaçıyor. Söz konusu konu şu anda her ne kadar çok bilinmese de yakında bu konuda düzenlemeler geleceğini düşünüyoruz.”
2022 Aralık ayında kurulan Defy, 2023’ün Şubat’ında 10 milyon TL değerleme üzerinden erken aşama yatırımını topladı. Çiçeği burnunda şirketin kurucusu “En büyük kara para aklama operasyonu nakitle gerçekleşiyor ve herhangi bir takip yok. Blokzincirde kara para aklasınlar biz bulalım” diye konuştu.