Hindistan Anayasa Mahkemesi, merkez bankasının bankalara kriptoyla ilgili şirketler ile iş yapmaları konusunda uyguladığı yasak ile ilgili bir başka davayı gördü.

Dava, 22-23 Ocak'ta Hindistan İnternet ve Mobil Birliği'nin (IAMAI) hukuk müşaviri Ashim Sood'un paylaştığı görüşler ile devam etti.

IAMAI, hem kamunun hem de şirketlerin sunduğu dilekçelerin ardından, RBI'a Temmuz 2018'de bankalara uygulamaya başladığı kripto şirketlerle çalışma yasağı nedeniyle dava açtı.

Bu hafta görülen davada Sood, yurt içi kripto para platformları için hukuk müşavirliği yapan Nakul Dewan ile birlikte görüşlerini paylaştı.

Bu haber, Hindistan kripto düzenleme haber ve analiz platformu Crypto Kanoon'un (CK) duruşmayı canlı olarak aktardığı haberden ve CK kurucu ortağı Kashif Raza ile yapılan yazışmalardan yararlanılarak oluşturulmuştur.

22 Ocak: anahtar tartışmalar

Sood, kripto paraların yalnızca para birimi olarak tanımlanmasının dar bir anlam içerdiğini ve kripto paraların aynı zamanda emtia, değer saklama aracı ve değişim aracı görevi görebileceğini de belirtti. Sınıflandırmayla ilgili tartışmaları 22 Ocak'ta tekrar ele alan Dewan, şöyle belirtti:

“Kriptonun iki işlevi var. Doğrulama yoluyla bir emtia oluşturmak ve onda değer gören gruplar için bir değişim aracı olmak.”

Hindistan Ticari Satış Yasası, ürünü para olmayan taşınabilir tüm şeyler olarak tanımlıyor. Singapur Uluslararası Ticaret Mahkemesi'nin kripto paralar ile ilgili hükmüne değinen Dewan, mahkemenin kripto paraları gayrimaddi varlık olarak tanımladığını belirtti.

Bu sava karşı çıkan RBI vekili Shyam Diwan, merkez bankasının dijital paraları emtia veya değer saklama aracı olarak değil, dijital ödeme aracı olarak gördüğünü belirtti ve bu nedenle ülkenin ödeme sistemlerinin korunduğundan ve alternatiflerin ekonomiye zarar vermediğinden emin olmak için kripto paraları baştan engellediğini açıkladı.

Diwan, merkez bankasının bu kararı verirken yasaları baz aldığını ve bu karar ile parasal politikanın etkinliğini, finansal istikrarın devamını ve uluslararası para akışını denetlediğini ileri sürdü.

RBI, kripto paraların aleyhine sunduğu savlarda operasyonel risklere, yasal düzenlemelerin yetersizliğine, eşler arası (p2p) değer aktarım sistemlerinde yatırımcılar için korumanın eksik olduğuna ve kripto paraların para aklama ve terörist fonlama gibi amaçlar için kullanımını engellemenin zorluğuna değindi.

Sood'un ne hükümetin ne de düzenleyicilerin böyle bir karar almadan önce yeterli araştırma yapmadığı iddiasına karşı çıkan RBI vekili, merkez bankasının bu yeni varlık sınıfının oluşturduğu riskleri tamamen anlayarak müdahale kararı aldığını açıkladı.

23 Ocak

Shyam Diwan, 23 Ocak'ta davayı Hint kullanıcıların yabancı cüzdanlara para aktarımı yapmasını sağlayan p2p borsalara odaklanarak açtı ve bu sefer yalnızca Kara Para Aklamayı Önleme ve Terörizm Fonlama ile Mücadele ile ilgili zorluklara değinmekle kalmayıp, ülkenin 1999 Döviz İdare Yasası'nın (FEMA) da ihlal edildiğini ileri sürdü.

Yasaya göre, Hindistan'a yabancı yatırım çekmek isteyenlerin veya yurt dışındaki bankalardan Dış Ticari Borçlanma yapmak isteyenlerin merkez bankasından onay alması gerekiyor. Yasa, yalnızca yurt içi şirketleri değil yabancı firmaları da kapsıyor.

P2P modellerin oluşturduğu risklere odaklanan hakim, vekile merkez bankasının bu yasağının söz konusu riskleri nasıl engellediğini sordu:

“Uyguladığını yasak, bankaların kripto borsalar ile çalışmasını engelliyor. Peki, A kişisi ile B kişisi arasındaki alım satımı engelleyebiliyor mu?”

Vekil, soruyu bu konuda eksiklikler olduğunu kabul ederek yanıtladı. Vekil, bankanın bu tür riskleri engellemek ve işlem kaynaklarını tespit etmek için daha fazla araştırma yapması gerektiğini fakat, söz konusu yasağın yine de caydırıcı etkisi olduğunu ileri sürdü

Hakim, duruşmanın ikinci kısmında blockchain teknolojisine katkı sunmanın, teknolojiyi engellemekten daha karlı olduğunu gözlemlediğini belirtti. Cyrpto Kanoon, duruşmayla ilgili şöyle bir yorumda bulundu:

“Bir Anayasa Mahkemesi hakiminin blockchain ile ilgili gerçekleri açıkladığını ve teknolojinin değiştirilemezlik özelliğini savunduğunu görmek müthiş bir deneyimdi. Bir hakimin Satoshi'nin görüşü paylaşması ise bunun da ötesindeydi.”

Öğle yemeğinin ardından IAMAI vekili, kripto paraların değişim aracı olarak kullanılmasını engelleyen şeyin fiyat dalgalanması olduğunu belirterek devam etti. Dünya genelinde hakimlerin ürün ve para birimi arasında yaptıkları ayrım ile ilgili daha fazla örnek sunan Sood, kripto paraların teknoloji olarak kullanımın, Ethereum projesinde de görüldüğü gibi daha yüksek potansiyele sahip olduğunu ileri sürdü. Sood, şöyle belirtti:

“Blockchain teknolojisinin etkinliğini sürdürmenin bir bedeli var ve bunu sanal paralar olmadan yapmak mümkün değil. Kriptoyu blockchain teknolojisinden ayırmak mümkün değildir demiyoruz. Fakat ikisinin bir arada olmasının geçerli ve mantıklı bir sebebi var. Kripto, blockchain teknolojisini bazı kullanım alanları için uygun hale getiriyor.”

Gelecek hafta

Cointelegraph, 28 Ocak'ta bir sonraki duruşması görülecek davayı aktarmaya devam edecek.

Anayasa Mahkemesi, 27 Ocak'ta RBI hakkında dava önce sunulan iki dava dilekçesini de değerlendirecek.