Şirketler, devletler ve hatta uluslararası organizasyonlar arasında yeni bir kripto para savaşı başlamış durumda. FED Başkanı Powell’ın yeni açıklamaları ile ABD bu mücadelede çok akıllıca bir adım attı. Açıklamanın ayrıntılarını aşağıda ele alacağım ama önce biraz tarihi bakış açısı kazanalım:
Tarih boyunca akıllı devletler paranın ne olması gerektiğini kendileri belirlemek yerine piyasaya ve halka bırakmıştır. Özgür bırakılan halk genel olarak üretimi sınırlı bir malı para olarak kabul eder. Binlerce yıllık insanlık tecrübesinde para özelliği olan üretimi sınırlı mallar, altın ve gümüş olarak ön plana çıkmıştır.
Tarihte toplumsal yapısı sağlam ve güçlü üretim yapan devletlerin bu dönemlerinde altın ve gümüşü para olarak kullandıkları görülür. Devletler zayıflamaya başladığında ise sınırlı olan para miktarını çeşitli yöntemlerle sınırsız hale getirmeye çalışır.
Roma İmparatorluğu’nun ilk devirlerinde altın ve gümüş para kullanılır; Çöküş devrinde ise bu paraların içine başka madenler karıştırılarak yüksek enflasyon oluşturulur. Osmanlı’nın yükseliş devrinde gümüş para akçe kullanılır. Duraklama devrinde ise paranın içindeki gümüş oranı azaltılır. Örnekler artırılabilir.
Devletlerin paraya dolaylı müdahalesi
Altın-gümüş paraların içine başka madenler katmak ya da daha önceleri altın karşılığı basılan kağıt parayı sınırsız basılabilir hale getirmek gibi yöntemler aslında devletin paranın ne olması gerektiğine müdahalesi anlamına gelir.
Yani halk sınırlı bir varlık para olsun derken, devlet “Hayır benim istediğim başka madenler para olsun ya da kağıt para olsun ya da benim girdiğim dijital kayıtlar para olsun; siz de bunu hukuken ve mecburen kabul edin” demeye başlamışsa orada toplumda büyük bir sorun var demektir. Zaten tarihe baktığımızda devletler bu yönteme ya savaş gibi ciddi yük getiren durumlarda ya da toplumun özellikle üretim olarak çöküş yaşadığı dönemlerde başvurur.
1971’de ABD’nin altın ile dolar arasındaki bağı koparması ve özellikle de 2008 Krizi’nden sonra, modern merkez bankaları da “Paranın ne olduğunu halk değil biz belirleriz. Biz ne dersek o para olur” yoluna tam olarak girmiş oldular. Tarihte görülmemiş oranlarda sınırsız merkez bankası parası basmaya başladılar.
Bitcoin sahneye çıkıyor
Bitcoin yine tam 2008 Krizi’nde işte bu gidişe bir tepki olarak ortaya çıktı. Adeta altının dijital ortama taşınmış hali olan Bitcoin (BTC), Program gereği kendi para biriminin bir üretimini sınırlamıştır: En fazla 21 milyon adet Bitcoin var olabilir. Bitcoin bu özelliği ile yaklaşık 11 yılda 200 bin kattan fazla değer kazanarak dikkatleri üzerine çekti.
Bitcoin’in açtığı kripto para alanında büyük fırsatlar olduğunu gören özel şirketler ve devletler ve çeşitli organizasyonlar bu sahada çalışmaya başladı. Milyarlarca üyesi ile sosyal medya devi Facebook kendi kripto parası Libra’yı üretmeye kalkınca yarış boyut değiştirdi.
İlgili Yazı: Facebook Libra, Küresel Para Birimi Dolar Hakkında Düzenleyicileri İkinci Kez Düşünmeye İtti
Çin hemen kendi merkez bankasına ait kripto para çalışmalarına hız verdi. Çünkü Facebook temelde dolar varlıklara dayalı olacak Libra ile, doların henüz giremediği alanlara girmek istiyordu. Dünyada hala banka hesabı olmayan ancak cep telefonu ve sosyal medya hesabı olan milyarlarca insan var. İşte Facebook bu pazarı da dolara kazandırarak bu büyük potansiyeli değerlendirmek istiyor.
Çin ise kendi para birimi yuanı doların karşısında yeni küresel rezerv para birimi olarak hazırlıyor. Bu nedenle doların henüz giremediği, banka hesabı olmayanlardan oluşan bu devasa pazarı da dolara kaptırmak istemiyor.
Çin’in dışında ABD ile sorunları olan başka ülke ve organizasyonlar da kendi kripto paralarını çıkarma peşinde. Örneğin Venezuela Petro isimli bir kripto para çıkardı. İran, Filistin ve Malezya gibi ülkeler kendileri için veya tüm İslam Alemi için kripto para üretme projeleri üzerinde çalışıyor. Yine IMF (yani uluslararası sermaye) kendi para birimi SDR’yi bir kripto paraya dönüştürmeyi düşünüyor. Bütün bu ülkeler ya da organizasyonlar kendi para birimlerini kriptoya çevirerek Amerika’nın kontrolündeki SWIFT sistemini bypass etmeyi amaçlıyor.
Fed kriptoya yanaşmıyor
İşte tam bu noktada ABD’den çok akıllı bir hamle geldi. Amerikan merkez bankası FED’in Başkanı Jerome Powell, Salı günü Temsilciler Meclisi Finansal Hizmetler Komitesi’nde bazı soruları yanıtladı. Powell öncelikle mevcut dolar sisteminden memnun olduklarını vurguladı. Rakiplerin yaptığı gibi kendi para birimlerini yani Doları bir kripto para birimine dönüştürmeden önce iyi düşünmek gerektiğini belirtti. Yani doları kripto paraya dönüştürme konusuna şimdilik soğuk baktıklarını ifade etti.
İlgiili yazı: Fed, Dijital Para Birimlerinin Potansiyelini Araştırıyor
Elbette bu doğal. ABD neden zaten kendi kontrolünde olan SWIFT’i bir kenara bırakıp rakipleri gibi kripto para alanına geçsin. Ama rakiplerin hızlı çalışmaları karşısında da bir hamle yapmak gerek. İşte Powell o hamleyi açıkladı ve dedi ki:
“Herkesin ödemelerini bileceğiniz bir kayıt sistemi ABD bağlamında pek de çekici bir şey olmaz. Ama Çin’de bu bir problem değil.”
Aslında Amerika 1971’de doların altın karşılığını tamamen kaldırarak “Devletin paranın ne olması gerektiğine karışmaması” ilkesini ciddi biçimde bozmuştu.
Powell’ın bu yeni açıklaması ise devletin herkesin finansal bilgilerini görmek istemekten geri adım attığını belirtiyor. Ve bu anlamda tarihi bir açıklama.
ABD-Çin çekişmesi kripto piyasasına yaradı
Amerika elbette bu yola girmeye mecbur kaldı. Çünkü Çin, Mart 2018’de, ABD’nin 1971’de bozduğu bağı tekrar kurdu. Çin artık yurtdışından petrol alırken sadece dolar ile değil kendi para birimi yuan ile de ödeme yapıyor. Ancak petrol satıcılarının da bu yuanları istedikleri anda Şanghay borsasında altına çevirebileceklerini garanti ediyor. Libra projesinin özellikle Amerika dışında sert muhalefete uğraması ve Çin gibi rakiplerin kendi sağlam-sınırlı para ve kripto para çalışmalarını hızlandırmaları ABD’yi mecburen kişisel özgürlükler kartını oynamaya itti.
Tabii ki bu yeni durum kripto para piyasaları için müthiş olumlu. Zaten piyasalar Powell’ın açıklamasına toplu bir fiyat yükselişiyle karşılık verdi. Çünkü FED Başkanın açıklamaları, ABD’nin merkezi olmayan ve devletin kesin kontrolüne maruz kalmayan özellikle Bitcoin gibi kripto paralara yeşil ışık yakması anlamına geliyor.
ABD rakibi Çin’i, kişisel özgürlüklere saygı gösterdiğini söyleyerek vurmaya çalışacak. George Orwell, 1984 romanında Büyük Birader’in her şeyi gördüğü totaliter bir distopya anlatır. Çin’in her yerde çalışan yüz tanıma sistemli yapay zekalı kameralar ya da sosyal kredi sistemi vb ile 1984’ten bile beter bir yer haline geldiği düşünülürse, ‘kişisel özgürlükler söylemi’ çok güçlü bir silah...
İfade edilen görüşler, fikirler, tutumlar veya stratejiler (''İçerik'') yalnızca yazara (Erkan Öz) aittir ve Cointelegraph'ın veya herhangi bir çalışanın/bağlı kurumun görüşlerini, fikirlerini, tutumlarını veya stratejilerini yansıtmaz. Cointelegraph aşağıda bahsedilen içeriklerdeki bilgilerin doğruluğunu, tamlığını, uygunluğunu veya geçerliliğini garanti etmez ve bu bilgilerdeki herhangi bir yanlış, eksiklik veya gecikmeden, veya bu bilgilerin gösteriminden veya kullanımından doğan kayıp ve hasarlardan sorumlu tutulamaz.
İçerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, bu tür bilgileri veya diğer materyalleri yasal, vergilendirme, yatırım, finans ve diğer türden tavsiyeler olarak yorumlamamalısınız. Platformumuzda bulunan hiçbir şey, bu tür teşviklerin veya tekliflerin menkul kıymetlere veya diğer finansal araçlara ilişkin mevzuat uyarınca yasadışı kabul edildiği hiçbir ülkede, menkul kıymetlerin veya diğer finansal araçların alım satımı için Cointelegraph veya herhangi bir üçüncü taraf hizmet sağlayıcısı tarafından teşvik, öneri veya onay verildiği anlamını taşımaz.