Hazal ORTA - Şu bilinen bir gerçek ki 2022 yılı kripto para ve blokzincir ekosistemi için zor geçti. Şimdilerde de Binance ve Coinbase gibi borsalar, SEC’in açtığı davalarla karşı karşıya. Öte yandan kripto para piyasası da önemli düşüşler yaşıyor. Tüm bunlar yaşanırken, kurumsal yatırımcının ilgisi bu alanda kalmaya devam ediyor. Tabii bunu sadece kripto para piyasası olarak değerlendirmek çok da doğru değil. Blokzincir teknolojisi, hatta daha geniş bir perspektifte Web3, son zamanların önemli konularından. Artık şirketler, müşterileriyle ilişkilerini sağlam tutabilmek için bu alanda neler yapabileceğine bakmaya başladı. KPMG Türkiye’nin hazırladığı “KPMG Perspektifinden Web3” raporu da hem kurumsalların ilgilerini hem de bu alandaki faydaları, avantajları ve dezavantajları gözler önüne seriyor. 

KPMG Türkiye, 12 Haziran sabahı basın mensuplarını İstanbul Beşiktaş’taki Swissôtel The Bosphorus’ta, bir öğle yemeğinde ağırladı. Yemek esnasında bir yandan da hem KPMG Türkiye Ülke Başkanı Murat Alsan, hem de KPMG Türkiye Fintech ve Dijital Finans Lideri Sinem Cantürk, hazırlanan raporun detaylarını basın mensuplarıyla paylaştı.

SEC davası sürpriz değil

Etkinlik temelde Web3 trendlerine odaklansa da Alsan, son zamanların en dikkat çeken konularından olan SEC davalarıyla ilgili yorumlarını dile getirdi. Davanın sürpriz olmadığını söyleyen Alsan, çözülmesi gereken konular olduğuna dikkat çekti. Dolayısıyla bu davaları pozitif olarak değerlendirdiklerini belirtti. Ekosistemde gri alanlar olduğu kadar iyi kullanım alanına sahip olduğunu ispatlamış taraflar da var. Örneğin, CBDC’ler ve stablecoin’ler. Alsan, bu başarılı alanların, gölgelenmemesi adına da atılan adımların pozitif olduğu görüşünde. 

Dünyada regülasyon hamleleri genelde ABD tarafından tetikleniyor. Türkiye gibi birçok ülke, ilk önce atılacak adımları bekliyor. Bu yüzden SEC tarafından yapılan bu hamle de regülasyon fitilini ateşlemiş olabilir. 

İlginizi çekebilir: ÖZEL HABER: 2022’nin gölgesinde blokzinciri neler bekliyor?

“Teknoloji trendlerini yakından takip ediyoruz”

KPMG Türkiye Ülke Başkanı Murat Alsan, sözlerine teknoloji trendlerini yakından takip ettiklerini söyleyerek başladı. Bu trendler arasında Web3’ün önemli bir konumda olduğunu söyleyen Alsan, KPMG Türkiye’nin müşterilerinin önemli bir kısmının Web3’ü anlamaya çalıştığına dikkat çekti. 

Alsan, KPMG Türkiye’nin Ülke Başkanı olarak görev alıyor olsa da Türkiye Bilişim Vakfı Yönetim Kurulu Üyeliği ve BCTR Tedarik Zinciri Çalışma Grubu Başkanı koltuğunda da oturuyor. Dolayısıyla aslında blokzincir teknolojisiyle yakından ilgili. Bu teknolojiyle hatta doğrudan kripto varlıklarla büyük bankaların da yakından ilgilendiğini belirten Alsan, konu ‘iş yapma’ noktasına geldiğinde regülasyonların, vergilerin öne çıktığını vurguladı. 

İş dünyasının şimdilerde vergi konusunu ajandasına almış durumda. Bir kripto para birimine yatırım yapınca, kripto para biriminin değerlenmesi karşısında kullanıcılar vergi ödemeli mi konusu gündemde. Burada birleşilen ortak nokta, aslında kripto para birimlerinin de tıpkı birer döviz gibi görülmesi gerektiği. Ancak, türe göre de vergilendirme yapılması gerektiği bir gerçek. Alsan burada NFT’lerin örneğini verdi: 

“NFT’ler bir para olarak görülemeyeceği için KDV olmalı”  

Murat Alsan, yaptığı konuşmasında Türkiye’nin dış ticaretine de ayrı bir parantez açtı. Türkiye’nin bir ülkeyle, dış ticaretini blokzincire taşıyabileceğini söyleyen Alsan, Azerbaycan ile görüşmelerin devam ettiğine dikkat çekti. Dış ticaret konusunun oldukça büyük bir proje olduğunu söyleyen yönetici, dış ticaretin ayrıca mercek altına alınması gerektiğini vurguladı. 6 bölüm içinde dış ticaretin yer almamasının sebebi de bu.

6 farklı bölüm, tek rapor

Murat Alsan’dan sonra sözü KPMG Türkiye Fintech ve Dijital Finans Lideri Sinem Cantürk aldı ve hazırlanan raporun 6 bölümden oluştuğunu açıkladı. 

KPMG Türkiye, kendi perspektifinden baktığı Web3 raporunu 6 farklı bölüme ayırdı. Bunlar:

Finans (DeFi, CeFi),
DeSci ve ReFi,
DAO,
Metaverse,
NFT,
CBDC’ler ve Stablecoin’ler.

Soldan sağa: Hakan Orhan, Sezgin Topçu, Murat Palaoğlu, Bükre Bektaş, Murat Alsan, Sinem Cantürk, Av. Onur Küçük, Hakan Demirelli

Yapılan açıklamaya göre rapor, 6 şirket ortağı liderliğinde hazırlandı. Öte yandan hazırlanması toplamda 5.5-6 ay süren rapor için 50’ye yakın gönüllü şirket faaliyet gösterdi.

KPMG Türkiye Yönetişim, Risk ve Uyum ve Teknoloji Risk Lideri, Danışmanlık Şirket Ortağı Sezgin Topçu; KP Law, Kurucu Ortağı Avukat Onur Küçük; KPMG Türkiye Finansal Durum Tespit Danışmanlığı Şirket Ortağı Hakan Demirelli, KPMG Türkiye Strateji ve Operasyonlar Şirket Ortağı Bükre Bektaş, KPMG Türkiye Gümrük ve Dış Ticaret Hizmetleri Bölüm Lideri, Vergi Bölümü Şirket Ortağı Murat Palaoğlu ve KPMG Türkiye Tam Tasdik ve Vergi Uyuşmazlık Hizmetleri, Vergi Bölümü Şirket Ortağı Hakan Orhan liderliğinde hazırlanan bölümler, her bir başlığın yasal, vergisel ve finansal boyutunu ele alırken küresel ve yerel kullanım alanlarını, öncü sektörlerini inceliyor ve risk profilini ortaya çıkarıyor.

Her başlık için güvenlik konusunun öncelikli olduğu toplantıda sık sık vurgulandı. 

Ayrılan her bir bölüm, ekosistemde ilerleyen zamanda hangi konuların daha sıklıkla karşımıza çıkacağını da gösteriyor.

Finansın yeni hali DeFi ve CeFi olarak karşımıza çıkacak. Burada her ikisinin de sağladığı farklı avantajlar var. Merkeziyetsiz Finans yani DeFi, kullanıcının anonim olmasıyla öne çıkıyor. Öte yandan kullanıcının yaptığı tüm işlemlerin kullanıcının sorumluluğunda olması, biraz daha dikkatli olmayı gerektiyor. Merkezi Finans yani CeFi ise DeFi’ye göre nispeten daha regüle ve burada bazı sorumlulukların konusu geleneksel finans ile örtüşüyor ve sadece kullanıcının alanından çıkıyor. 

Metaverse’ün hitap ettiği kitle oldukça geniş. Oyun dünyası da bankacılık dünyası da bu alanda kendine yer bulabiliyor. Örneğin, son kullanıcı metaverse üzerinden oluşturduğu avatarı ile oyunlar oynayabiliyor, öte yandan bir banka, metaverse’te bir şube açabiliyor. 

NFT’ler ise şirketlerin özellikle pazarlama çalışmalarında öne çıkıyor. Bu noktada Sinem Cantürk, Togg’un yapmış olduğu NFT açık artırmasını örnek gösterdi. Hatırlayacağınız gibi Togg, NFT alan kullanıcıların, T10X için ön siparişe katılmalarını sağlayacağını ve teslim alma sıralamasını belirme hakkı kazanacağını açıklamıştı. Cantürk’ün NFT’lerle ilgili dikkat çektiği bir diğer nokta, 2022’deki yükselişleri oldu. NFT pazarı, 2022 yılında 24.7 milyar dolarlık hacme ulaşmıştı. Her ne kadar kripto para piyasasındaki düşüşle birlikte bu hacim düşse de NFT’lerin potansiyelini görmemizi sağlamıştı. 

KPMG Türkiye’nin raporuna göre, dijital ödemelerde önemli bir rol oynayacağını şimdiden gösteren, emin adımlarla ilerleyen CBDC’ler ve stablecoin’ler de önümüzdeki yıllarda yapılacak regülasyonlarla birlikte daha da ivme kazanacak. 

Bir diğer önemli nokta DAO’lar. Şimdilik hukuk sisteminde DAO’ların yeri olmasa da KPMG Türkiye, ilerleyen yıllarda özellikle şirket satın alımlarının bu eksene kayacağını öngörüyor. Tabii satın alım nasıl yapılacak, gerçek dünyaya nasıl entegre edilecek, bunlar da yine hukuk sisteminde yapılacak güncellemelerle çözülecek. 

DeSci ve ReFi, söz konusu maddeler arasında belki de en az gelişme gösteren noktalar. 

DeSci yani merkeziyetsiz bilim, bilimsel araştırmalarına blokzincirin dahil edilmesi anlamına geliyor. Blokzincir ve merkeziyetsiz teknolojileri kullanan DeSci ile bilimsel veriler ve araştırmalar çok daha şeffaf bir hale gelecek. ReFi (Onarıcı Finans) da doğada sürdürülebilirlik ile finans sektörünü buluşturuyor. Yaklaşım, karbon emisyonunu ve gezegene verilen zararı minimuma indirmeyi hedefliyor. Bu iki madde başlığı da KPMG Türkiye’ye göre, önümüzdeki dönemde Web3’ün önemli konuları arasında yer alacak. 

Sonuç olarak,

Gelecek geliyor. Sadece kripto para birimlerinden ibaret olmayan blokzincir teknolojisi, farklı alanlarda çok hızlı bir şekilde yayılıyor. Günün sonunda konuların bir kısmı, bir yerde, regülasyona bağlansa da özellikle SEC’in yaptığı son hamlelerle, atılacak regülasyon adımlarının da hızlanacağını söylemek mümkün.

Raporun tamamını buradan okuyabilirsiniz.