Koronavirüs pandemisi sonrasında kripto para birimlerinin benimsenmesini daha da arttı. Aslında 2009 yılında Satoshi Nakamoto’nun Bitcoin’i tanıtmasıyla başlayan bu serüven, yıllar içinde çok daha geniş kitlelere hitap ederek devam ediyor. Benimsenme artınca, birçok ülkenin ve dolayısıyla düzenleyicinin de gözü kulağı bu tarafa çevriliyor. Blokzincir teknolojisinin kullanımı bir kenarda dursun, biz bugün kripto para birimlerinin yasal düzenlemelerine çeviriyoruz yönümüzü.
PwC, 2022 yılının sonlarında, 2023 yılına dair bir küresel kripto para raporu yayımladı. Rapor, düzenlemelere odaklanıyor. 2022 yılı, kripto şirketlerinin iflasları, dolandırıcılık haberleri ve yolsuzluk şüpheleriyle geçti. Tabii bunların bir sonucu olarak, aslında doğrudan blokzincir teknolojisi ya da kripto para birimleri bunun sorumlusu olmasa da, küresel düzeyde bir yasal düzenleme isteği, yüksek sesle dile getirilir oldu. Biz de PwC’nin raporunu PwC Varlık ve Servet Yönetimi Sektör Lideri Umurcan Gago ile konuştuk.
Ülkelere göre…
Rapor, ülkeler bazında düzenlemeleri ele alıyor. Gago’ya göre, aslında dünya üzerindeki ülkelerin büyük çoğunluğunda kripto varlıklara ilişkin düzenlemeler hala kripto varlık endüstrisi paydaşlarının beklediği, onları tatmin olacağı düzeyde değil. Ancak böyle diyerek bu konuda diğer ülkelere kıyasla ciddi mesafeler kaydetmiş ülkeleri de es geçmemek lazım. Estonya bu ülkelerden biri olarak öne çıkıyor. Öte yandan, Avrupa'da Almanya, Fransa ve İsviçre de yine bu ülkeler arasında. Gago, Asya'da Japonya ve Malezya'nın bu alanda kıymetli çalışmaları olduğuna dikkat çekerken, Ortadoğu'da ise Birleşik Arap Emirlikleri’ni bu ülkeler arasında sayıyor.
Gelişmekte olan ülkelerin en büyük ekonomik sorunu enflasyon. Dolayısıyla enflasyondan korunabilmek de bu ülke vatandaşlarının önemli öncelikleri arasında. Raporda, gelişmekte olan ülkelerin kripto regülasyon çalışmalarına da yer veriliyor. Gelişmekte olan ülke statüsündeki Ürdün, Kuveyt, Hindistan gibi ülkelerde, ya mevzuat çalışmaları çok zayıf ya da çok erken aşamada.
Ürdün, Kuveyt, Hindistan gibi gelişmekte olan ülkelerde ya mevzuat çalışmaları çok zayıf ya da çok erken aşamada. Hatta Katar, Suudi Arabistan gibi ülkelerde kripto varlıklara ilişkin yasaklar var. Ama bu gelişmiş ülkelerin tümünde kripto varlıklara ilişkin olumlu bir yaklaşım olduğu veya gelişmekte olan ülkelerin tamamında kripto varlıklar için olumsuz bir yaklaşım olduğu anlamına gelecek şekilde yorumlanmamalı. Örneğin Çin'de kripto varlıklara ilişkin yasaklar söz konusu, ama Malezya gibi Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkelerde kripto varlıklara yönelik daha ılımlı bir hava hakim. Hatta Katar, Suudi Arabistan gibi ülkelerde kripto varlıklara ilişkin yasaklar var. Ancak bu, Gago’ya göre, gelişmiş ülkelerin tümünde kripto varlıklara ilişkin olumlu bir yaklaşım olduğu veya gelişmekte olan ülkelerin tamamında kripto varlıklar için olumsuz bir yaklaşım olduğu anlamına gelecek şekilde yorumlanmamalı. Örneğin Çin'de kripto varlıklara ilişkin yasaklar söz konusu, ama Malezya gibi Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkelerde kripto varlıklara yönelik daha ılımlı bir hava hakim.
Menkul kıymet bilmecesi
Bugünlerde SEC ve CFTC’nin kripto para birimleriyle ilgili attığı adımları görüyoruz. 2017 yılında Türkiye'de de SPK sanal para birimlerinin menkul kıymet olarak kabul edilemeyeceğini belirtmişti. Durum böyle olunca akıllara, ülkelerin bu konuda kesin adımlar atıp atmayacağını beklemeli miyiz sorusu geliyor. Soruyu Gago’ya da yönelttik.
Kripto varlık sektörü çok büyük bir sektör ve bu sektörde farklı çeşitte kripto ürünler var. Yani bu kadar kripto varlık çeşidi içerisinden bir kripto varlık eğer mevzuatta belirlenen koşulları sağlarsa, gerekli karakteristik özelliklere sahipse o varlığın sermaye piyasası regülatörü tarafından menkul kıymet olarak değerlendirilmemesi çok zor. Ancak, Türkiye açısından hangi kripto varlıkların hangi hallerde menkul kıymet olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği, noktasında net bir düzenleme hayata geçirilmedi henüz ki dünya geneline baktığımızda da, istisnaları olmakla birlikte, kripto varlık platformları ile kripto varlıklara ilişkin spesifik düzenlemeler konusunda yabancı ülke otoritelerinin de temkinli bir yaklaşım benimsediğini görüyoruz. Tabi düzenleyici otoritelerin kripto varlıklara ilişkin olarak düzenlemeler getirmesinin arkasındaki itici gücün yatırımcıların bu varlıklara gösterdiği büyük teveccüh olduğunu da ifade etmek lazım. Yani yatırımcılar kripto varlıklara ilgi gösterdikçe kripto sektörü daha da büyüyecek, kripto sektörü büyüdükçe bu sektörde ortaya çok daha farklı tipte ürünler çıkacak ve bu noktada düzenleyici otoriteler konuyu ele alıp bu varlıkların niteliğine göre kapsamlı düzenlemeleri ortaya koyacaktır ve bu düzenlemeler ortaya konuldukça, bu düzenlemelere ilişkin planlar kamuyla paylaşıldıkça raporumuz da bu doğrultuda güncellenecek. Zaten raporumuzda da bu eğilim açıkça izlenebiliyor.
PwC’nin raporu, 2022 yılının son ayında yayınlandı. 2023’ün ilk çeyreğinde ise sektörde birçok önemli olay yaşandı. Raporun hem güncel duruma hem de geleceğe yönelik beklentilere yer vermesi de oldukça kıymetli. 3 aylık süreçte yaşananların rapordaki detaylarla doğru orantılı gidip gitmediğine dair, Gago şunları söyledi:
“Raporda esasen hem güncel duruma hem de geleceğe yönelik beklentilere yer veriyoruz. Tabi bu bir süreç ve kripto varlıklara ilişkin regülasyon çalışmalarının çok kısa bir sürede nihayete ermesini beklemiyoruz. Ayrıca daha önce de belirttiğim gibi, kripto varlıkların geniş kamusal etkileri arttıkça, düzenleyici otoriteler bu konudaki düzenleme çalışmalarını hızlandırmak durumunda kalıyor kaçınılmaz olarak. Son dönemde de bunu gözlemliyoruz aslında”
Raporda Gago’nun dikkat çektiği en önemli noktalardan biri, bir ülkede yapılan düzenlemenin, başka bir ülkenin düzenlemesine, hem içerik olarak ilham vermesi açısından, hem de düzenleme sürecinin hızlanması açısından, sirayet etmesi durumu. Bir ülkenin bir konuda aldığı öncü rolün ardından daha fazla ülke aynı konuya ilişkin regülasyon çalışmaları yapmaya başlayabiliyor. Ki böylece düzenlemelerin sayısı da artıyor. Bunun da birçok açıdan kripto varlık sektörünü olumlu yönde etkileme potansiyeline sahip olduğunu söyleyebiliriz.
Belirsizlikler ortadan kalktıkça, kripto varlık sektörüne geleneksel finansal kuruluşlar da dahil farklı oyuncuların girdiğini, kripto ürün sayısının ve çeşidinin arttığını, kripto varlık hizmeti sunan ve alan kişiler için bir güven ortamı oluştuğunu görüyoruz. Beklenti, bunların artacağı yönünde. Böylece, kripto varlık sektörü şu anda bulunduğu konumdan daha ileriye giderek gerçek potansiyeline ulaşabilir.