Çin'in enerji tüketimi nedeniyle Bitcoin (BTC) madenciliğine uyguladığı baskı, madencilerin Asya'dan Batı ülkelerine göç etmelerini tetikleyen olay olarak görülüyor. Ne var ki Cambridge Alternatif Finans Merkezi'nin yeni araştırması, madencilik gücü göçünün Çin'in son baskılarından önce başladığını ortaya koyuyor.

Reuters'ın haberine göre Bitcoin ağının toplam hesaplama gücü, yani hash oranında Çin'in payı Eylül 2019'da yüzde 75,5 iken, ülkenin BTC madenciliğine savaş açtığı Nisan 2021'e kadar yüzde 46'ya gerilemiş durumdaydı.

18 aylık aynı dönemde, ABD'nin küresel Bitcoin hash oranındaki payı ise tam dört katına çıkarak yüzde 4'ten yüzde 16,8'e yükseldi ve dünyanın en büyük ikinci Bitcoin üreticisi konumuna yükseldi. Madencilerin taşınmasının olası görüldüğü bir diğer ülke olan Kazakistan'ın payı ise yüzde 8'e çıktı.

Çinli yetkililer, nisan ayında Xinjiang madencilik merkezinde güç kesintileri yaşanmasının ardından, Bitcoin madenciliğine ilişkin enerji tüketimini incelemeye aldı. Yetkililer, karbon salınımı endişeleri nedeniyle madencilik faaliyetlerinin sıkı bir şekilde denetleneceğini duyurdu ve birçok madencinin Çin dışına göçünü tetikledi.

İlginizi çekebilir: Bitmain Türkiye’de mağaza açtı, iş ortağı Çin’deki madencilik krizini anlattı

Çin'in madencilik yasağının "geçici bir sıkıntı" olduğunu söyleyen iMining CEO'su Khurram Shroff, madencilik tesislerinin dünya genelinde dağılmasının oldukça iyi bir haber olduğunu belirtti. “Toronto Menkul Kıymetler Borsası, geçtiğimiz günlerde dünyanın ilk Bitcoin ETF'sini listeledi. Kanada, kripto paraların ana akımlaştırılması konusunda şimdiden başı çekiyor."

Bazı uzmanlar, Çin'in Bitcoin madenciliğini engellemesinin kolay bir karar olduğunu düşünüyor. Bitmain’in EMEA ortağı, Cointelegraph'a yaptığı açıklamada ülkenin IMF ve Dünya Bankası'ndan fon almak için karbon ayak izini azaltması gerektiğini ve enerji tüketimini minimuma indirmek için Bitcoin madenciliğinin uygun bir hedef olduğunu belirtti.